Anket

Yeni Sitemi Nasıl Buldunuz ?
 
PDF Yazdır e-Posta

GÖNÜLLERİN BAYRAMI

 

            Bayramlar, bayramlar, bayramlar… İsmi bile ne güzel değil mi? Bizim bayramlarımızın eşi benzeri var mı acaba? Bayram denince bizde nasıl bir çağrışım yapıyor?

 

            Bizim zaferlerle dolu bir mâzimiz var. Dolayısla tarihin birçok sayfasında altın harflerle yazılı izlerimiz var… Bu günleri bayram edebiliyoruz. Onsekiz mart, yirmi dokuz mayıs, yirmi dokuz ekim gibi… Bizim için her Cuma günü bir bayram değil mi? Ramazan bayramıyla, kurban bayramı emsalsiz iki bayram değil mi?

 

            Her secde anı bir maryam anı olamaz mı? Güzide kulları rablerine kavuşmaları bir vuslat, bir bayram olarak mütalaa edilemez mi? Bayram o bayram değil mi? Birbirini çok seven, özleyen iki dostun bir araya gelmeleri bayram sayılmaz mı?...

 

            Şimdi yazımızı okuyanlar diyecekler ki;-deliye her gün bayram!...doğrudur Her gün bayram olabilir…Her sabah,  ölümün kardeşi olan uykudan sağlıcakla uyanmak bir bayram değil midir? Sıhhatimizin yerinde olması hangi bayrama girer? İnsanlar huzur içerisinde olsa, karıncaların bile canına bile zarar verilmese bayram yapmaz mıyız?

 

            Bir ay boyunca on bir ayın sultanını ifa etmiş bir Müslüman için ramazan bayramı hangi kelimelerle anlatılabilir? Allah’ımıza hamdolsun ki böyle bir din üzerine doğmuşuz, böyle bir dine mensubuz… Ne büyük nimet oruç nimeti! İbadetlerin hası, ibadetlerin özü kelime-i şahadet getirmek, namaz kılmak, oruç tutmak, hac ve zekât vermek değil mi?

 

            Ramazan ayında bunların hepsini birden dolu dolu yaşıyoruz. Ay bitiminde de bayram yapıyoruz. Dostlar şeker tadında bir araya geliyorlar. Müslümanlar cem oluyorlar, hasret gideriyorlar. Ellerimiz, gözlerimiz vesaire azalarımız ve gönüllerimiz bayram yapıyor…

 

            Kurban bayramlarında da yine aynı heyecanla bir araya geliyoruz. Belki bir sene boyunca et yemeyen insanlar et yiyorlar. Ne büyük dayanışma! Ne büyük bir yardımlaşma! İnsanların özellikle şu son otuz kırk senedir giriştikleri dünya telaşı malumumuz. Kimse kimseyi değil ziyaret etmek, telefon etmeye dahi vakit bulamadığı bir devri yaşıyoruz.

 

            Hayatımızdan bayramları çıkarırsak ne kalır geriye? İşte bu yüzden bayramların yeri doldurulamaz. Bayramları bayram olarak yaşamalı, bayram yapamayan kardeşlerimizi de unutmamalıyız…

 

            İslam’ın ulaştığı her yere mutlaka bayramlarda ulaşıyor. Anadolu’nun her köşesinde bayram kutlamaları renk renk gözlerimizi kamaştırıyor… Sıla-yi rahim yapılıyor, hem diriler hem ölüler ziyaret ediliyor… Kur’anlar, mevlitler okunuyor. Akrabalar eş ve dostlar sevindiriliyor… Gönüller bayram ediyor. Envai çeşit yemekler ve tatlılar yapılıyor. Rabbim ağzımızın tadını bozmasın… Zorda ve zulüm altındaki kardeşlerimizi de esenliğe kavuştursun inşallah… Bayramlar biraz mahzun biraz sevinçli gelip geçiyor, kıymetini bilelim… Bütün İslam âleminin bayramını tebrik ediyor, hayırlara ve uyanışlara vesile olmasını niyaz ediyorum…

 

Gözlerimden üç damla yaş,

Sızar bayram gecesinde…

Yaralarım yavaş yavaş,

Azar bayram gecesinde…

 

Köyümüzden kaldık uzak,

Büyük dostlar olmuş toprak.

Çocukluğum sokak sokak,

Gezer bayram gecesinde…

 

Bir çırpıda geçmiş zaman,

Hatıralar olmuş talan,

Annem, babam çok uzaktan,

Süzer bayram gecesinde…

 

Gitsek şimdi kimler tanır?

Gençler bizi yaban sanır,

Halil böyle efkârlanır,

Yazar bayram gecesinde…